Bu Blogda Ara

26 Ocak 2019 Cumartesi

IMMÜNGLOBULİN G4 İLİŞKİLİ TUBÜLOİNTERSTİSYEL NEFRİT




IgG4 ilişkili TİN, IgG4 ilişkili böbrek hastalığının en sık ortaya çıkış şeklidir. Sıklıkl IgG4 ilişkili başka manifestasyonların varlığında tanı konulur. En sık beraber görülen ilişkili durumlar siyaloadenit, LAP, tip 1 O.İ. pankreatit ve dakriadenittir. Ancak görünürde başka bir IgG4 ilişkili manifestasyon yok ise tanı ancak gerileyen böbrek fonksiyonlarını aydınlatmak için yapılacak biyopsiyle konulabilir.
Hastaların neredeyse hepsinde IgG ve IgG4 konsantrasyonları artmış bulunur. %60 hasta ipokomplementemiyle beraberdir ve hastaların %32’sinde ANA (+) olarak tespit edilir. Periferal eozinofili hastaların %40’ında tespit edilir.
Radyolojik incelemelerde en sık gözlemleyeceğimiz ve sensitivitesi özellikte MR ve BT’de oldukça yüksek olan “multiple hipodens lezyonlar, diğer yanda da yanlışlıkla malignite tanısı alma potansiyelindedir ve eğer IgG4 ilişkili TİN akla gelmezse lüzumsuz bir nefrektomiyle karşılaşma olasılığımızı da arttırmaktadır.
Histopatolojk görünüm tipiktir. Fibrozisin eşlik ettiği plazma hücresinden zengin bir TİN ve sıklıkla eozinofil infiltrasyonu mevcuttur.  Bu durum tanıda ALTIN STANDARD olarak kabul edilir.
IgG4 ilişkili TİN’e bağlı gelişen fibrozis storiform özelliktedir ve diğer nedenlere bağlı gelişen fibrozislere göre daha ağır seyretmektedir.
IgG4 ilişkili böbrek hastalıklarınn önemli bir klinik özelliği olan “obliteratif flebit”, muhtemeldir ki böbrek biyopsi spesmenlerinde ven bulunmamasına bağlı olarak IgG4 ilişkili TİN’de daha nadirdir.
İmmünhistokimyasal boyamalarda interstisyel plazma IgG4+ hücreleri artmış olarak görülür ve hastaların %80’inde tübüler bazal membranda granüler IgG ve C3 depozitleri vardır; ancak bunların spesifitesi düşüktür. Elektron mikroskobunda immün kompleks depozitleri görülür.  IgG4’ün komplemanı aktive etme özelliği bulunmadığından IgG1 gibi diğer altsınıfların komplemanı aktive ettiği düşünülür.