Bu Blogda Ara

17 Mart 2018 Cumartesi

SGLT 2 İNHİBİTÖRLERİ VE TİP 1 DM



Canagliflozin, dapagliflozin, empagliflozin, sotagliflozin, ipragliflozin.
Proksimal tübülden glukoz geri-emilimini azaltırlar ve glukoz eşiğini düşürürler. Böylece Üriner glukoz atılımını arttırırlar ve kan glukoz konsantrasyonunu düşürürler. Kilo kaybıyla ilişkili bulunmuşlardır. Tip 2 diyabette kullanım onayı mevcuttur.
SGLT’ inhibitörlerinin kullanımında fraktür, genital mikotik enfeksiyonlar, hipotansiyon, lipid anormallikleri, renal komplikasyonlar ve alt ekstremite ampütasyonunun arması gibi çekinceler vardır.
Sunulan bir 529 hastalık meta-analizde diyabetik ketoasidoza eğilimin plasebo koluna göre SGLT2 kolunda daha fazla görülmüştür ( SGLT2 kolunda19 hastada görülürken,  plasebo kolunda görülmemiş). Çalışmayı yapanlar bu ketoasidozları SGLT2 kullanımına bağlamamışsa da, bu durum kafa karıştırıcıdır.
Bunun yanında SGLT2 inhibitörleri HBA1c düşüşünde, insülin dozlarının azaltılmasında, açlık şekerlerinin düşürülmesinde istatistiksel olarak anlamlı katkı sağlamıştır. Hastalarda anlamlı kilo azalması olmuştur.
Sotagliflozin SGLT1 ve SGLT2 inhibisyonu yapan tek ajandır. Aynı zamanda tip1 DM’ta kullanım onayı arayan tek ajan konumundadır.
Sotagliflozin’in insülin tedavisine eklendiği plasebo kontrollü bir faz 3 çalışma 18 Ocak 2018 tarihinde yayınlanmıştır. A1c düzeyleri plaseboya göre daha iyi düşmüştür. Sotagliflozin kolunda kilo kaybı, kan basıncı azalması, bazal insülin dozunda değişiklik açısından daha iyi sonuçlar alınmıştır. Bunun yanında, sotagliflozin kolunda GİS yan etkiler daha fazla gözlenmiştir. Sotagliflozin kullananlarda hipoglisemi daha az görülmüş ama ketoasidoz daha fazla görülmüştür.
Özetle, tip1 diyabette henüz kullanım onayı alabilmiş bir SGLT2 inhibitörü yoktur. Bu ipi göğüslemeye en yakın aday ise sotagliflozindir.